fbpx

Diyabetik retinopati, şeker hastalığına bağlı olarak gözün retina tabakasında ortaya çıkan sorunları ifade etmektedir. Şeker hastalığına bağlı körlüğün en sık görülen nedeni diyabetik retinopatidir.

Diyabet, gözün özellikle sinir tabakasını (retina veya ağ tabaka) ve bu tabakadaki kılcal damarları etkileyerek çalışmasını bozmakta ve görme kayıplarına yol açmaktadır. 

Diyabetik retinopati

Şeker hastalarında; gençlerde ergenlik çağından itibaren, 30 yaşından sonra ortaya çıkan şeker hastalığında ise teşhis konulduğunda mutlaka göz muayenesi yapılmalıdır. Şeker hastalarında retina muayenesi normal ise yılda bir kez muayene tekrarlanmalıdır. Diyabetik retinopati başladığında ise takip süresi duruma göre 3 – 4 aylık sürelere indirilebilir.

Diyabetik Retinopati Sebepleri

Diyabetik retinopatinin meydana gelmesinde rol oynayan risk faktörlerinin başında şeker hastalığının süresi gelmektedir. Özellikle diyabet tanısından itibaren 10 yıllık süreden sonra retinopati görülme sıklığı artmaktadır. Tip 1 veya insüline bağımlı genç diyabetiklerde ergenlik çağından sonra retinopati görülme sıklığı yaş ile ilgili olarak artmaktadır.

Kan şekeri kontrolü diyabete bağlı göz sorunlarının ortaya çıkması açısından önemli bir faktördür. Kan şekerinin düzensiz seyretmesi, ani kan şekeri yükselmesi veya düşmesi, retinanın bozulmasını ve hastalığın ilerlemesini kolaylaştırmaktadır. Gebelik, hipertansiyon, kan yağlarının yüksekliği (hiperlipidemi) ve böbrek hastalığı, retinopatiyi ağırlaştıran diğer faktörlerdir.

Şeker hastalığı retinadaki kılcal damarların yapısını bozmakta, hücre kaybına yol açarak damar geçirgenliğinin bozulmasına, sarı nokta bölgesinde sıvı ve yağlı maddelerin birikmesine ve beraberinde kılcal damarların tıkanarak beslenmeyen alanların ortaya çıkmasına neden olur. Retinada kendiliğinden kanayabilen yeni damarlar oluşur. Retinanın önünde ve içinde oluşan kanamalar gözün arka boşluğuna sızabilir. Retinada damarlı zarlar oluşur ve sonuçta ciddi görme kayıpları, ağrılı göz tansiyonu yükselmelerine neden olur.

Diyabetik Retinopati Evreleri

Şeker hastalığı damar sağlığını etkileyen bir hastalıktır. Kanda artan glukoz (şeker) miktarı damar yapısını etkilemekte ve damarlarda tıkanıklıklar ile sızdırmalara neden olmaktadır. Şeker hastalığına bağlı retina hasarı genel olarak 3 kademede ortaya çıkmaktadır.

1. Evre. Damarlardaki kanamaya ve damar duvarlarının zayıflamasına bağlı olarak ortaya çıkan lokal damar genişlemeleri ve retina içi kanamalar. 

Diyabetik Retinopati 1. Evre
Diyabetik Retinopati 1. evre

2. Evre. Birinci evrede ortaya çıkan olayların saysıdındaki artış ve ayrıca damarlardaki daha ileri derecedeki anormal değişiklikler

Diyabetik Retinopati 2. Evre
Diyabetik Retinopati 2. Evre

3. Evre.  Bu evrede istenmeyen yeni damar ve fibröz doku oluşumları retinayı çekerek yapışık olduğu duvardan ayırır ve retina dekolmanı adı verilen ciddi sorunların oluşmasına eden olur.

Diyabetik Retinopati 3. evre
Diyabetik Retinopati 3. Evre

Her 3 dönemde de ayrıca retinada görme açısından en önemli bölge olan ve sarı nokta adı verilen bölgede ödem (sıvı toplanması) ortaya çıkabilir. Sarı nokta ödemi önemli bir sorundur ve yakından takibi önemlidir.

Diyabetik Retinopati - Sarı Noktada Ödem
Diyabete Bağlı Sarı Nokta Ödemi

Diyabetik Göz Hakkında Bilinmesi Gereken 10 nokta

  1. Diyabete bağlı olarak ortaya çıkması muhtemel göz sorunları başlıca 4 ana başlık altında incelenebilmektedir. Diyabetik retinopati, diyabetik makülopati (sarı nokta ödemleri), katarakt ve glokom (göz tansiyonu).

  2. Diyabete bağlı olarak ortaya çıkabilen her bir sorun ciddi görme kaybına ve körlüğe neden olabilmektedir.

  3. Diyabetik retinopatide normal şartlarda geçirgen olmayan retinadaki kan damarlarında orta çıkan değişiklikler sonucunda retina damarlarından retina dokusu içerisine sızıntı olmakta ve bu da görüntünün bozulmasına neden olmaktadır.

  4. Diyabetik retinopati diyabete bağlı olarak ortaya çıkan sorunlar içerisinde görme kaybına en sık neden olan sorundur ve çalışan popülasyonda önde gelen körlük nedenlerinden birisidir.

  5. Diyabetik maküla ödemi diyabetik retinopatiye bağlı olarak orta çıkan sarı nokta ödemleridir.

  6. Diyabete bağlı göz sorunları hastalığın ilaçlarla, fiziksel olarak aktif olmakla ya da sağlıklı bir diyetle engellenebilir ya da geciktirebilmektedir.

  7. Diyabetik retinopati genellikle görme kaybı ortaya çıkmadan tanı konulmadığı için diyabet tanısı konulan hastaların en azından yılda 1 kez göz muayenesi olması çok önemlidir.

  8. Erken tanı, zamanında tedavi ve uygun takiplerle diyabete bağlı görme kayıplarının önüne geçilebilmesi mümkündür.

  9. Diyabetik retinopati tek başına ya da kombine halde bir grup tedavi şeklinin uygulanması ile tedavi edilebilmektedir.

  10. Diyabetik retinopatinin tedavisi amacıyla yeni tedavi modalitelerinin geliştirilme çabaları aralıksız devam etmektedir.

Sarı Noktada Ödem
Ekranın tam ortasındaki hafif koyu bölge 'sarı nokta' adı verilen ve görmemiz açısından en önemli bölgedir. Sarı renkte görülen yerler ise ödem olup görmede azalmaya neden olmaktadır.
Diyabetik Retinopati-Göz İçi Kanamalar
Diyabette retina içinde kanamalar ortaya çıkabildiği gibi bazen göz boşluğu içinde de kanamalar ortaya çıkabilmektedir. Göz içi kanaması ortaya çıktığında beraberinde retinada bir yırtık olup olmadığı büyük önem taşımaktadır.

Şeker hastalığında başlangıç retina bulguları genellikle hastanın görmesinde fark edilebilir bir soruna neden olmaz. Bu nedenle düzenli takip edilmeyen hastalarda kontrolsüz hızda ilerleyen retina hasarları ile karşılaşılabilmektedir. Bu nedenle şeker hastalarında rutin takipler önemlidir.

Diyabetik Retinopati Tedavisi

Diyabetik retinopati tedavisi diyabet tanısının konulması ile başlar. Diyabetik retinopati tedavisi öncelikle ciddi sorunların ortaya çıkmasına yöneliktir. Uzun dönemde dengeli bir kan şeker seviyesinin sağlanması ciddi retina sorunlarının önlenmesinde çok önemlidir. Hastaların özellikle 3 aylık şeker seviyesi olarak bilinen HgA1C seviyelerinin takibi ve buna göre ilaç dozu ve yaşam tarzının değiştirilmesi esas yapılması gerekendir. 

Şeker hastalarında retinada ortaya çıkan ilk bulgular genellikle retinada yer yer ortaya çıkan kanamalar ve damarsal değişikliklerdir. Bunun yanında retinada ortaya çıkan ödemler de alarm verici belirtilerdir. Böyle durumlarda hasta 3 aylık aralıklarla yakından takip edilir ve gerekirse argon lazer adı verilen retinaya lazer uygulaması yapılır. 

Argon lazer tedavisinden amaç retinada uzun dönemde ciddi sorunların ortaya çıkmasını engellemektir. Uygun dönemlerde yapılan argon lazer tedavileri gerçekten de ciddi görme sorunlarının önüne geçilmesinde çok etkilidir.

Sarı noktada ödem ortaya çıktığında göz içi enjeksiyon tedavileri uygulanır. Bu enjeksiyonlar genellikle ayda 1 kez olmak üzere 3 kez tekrarlanır. Daha sonra gerek duyulduğunda göz içi enjeksiyon tedavisi tekrarlanabilir.

Şeker hastalarında zaman zaman göz boşluğu içine kanamalar olabilir. Bu durumlarda genellikle görme seviyesi aniden azalır. Bu durumlarda iğne tedavisi ile birlikte vitrektomi ameliyatı yapılır. Vitrektomi ameliyatında göz duvarından açılan 3 adet delikten göz içine girilerek kanama temizlenir, gerekirse ameliyat esnasında iğne ve argon lazer tedavisi de uygulanabilir.

Diyabetik retinopati tedavisi anlamında sık görülen bir durum ise katarakttır. Katarakt ameliyatı şeker hastalarında daha erken yaşlarda gerekebilmektedir. Kontrolsüz seyreden kan şeker seviyesi katarakt oluşumunu hızlandırır. Günümüzün modern katarakt ameliyatı ile etkili bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Uzun süre kontrolsüz kalmış ve tedavi edilmemiş diyabet hastalarında göz tansiyonu ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda göz tansiyonu ameliyatları yapılabilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll to Top