Göz Kuruluğu (Kuru Göz) Nedir?

Göz Kuruluğu bir diğer ismiyle ‘kuru göz’ göz yüzeyindeki kayganlık ve nemin azalması sonucunda ortaya çıkan kronik bir durumdur. Göz Kuruluğunun şiddeti gözde hafif derecede ortaya çıkan bir batma-yanma seviyesinden gözde şiddetli enflamasyon ve nedbe dokusu oluşması ile karakterize ileri seviyelerde olabilmektedir.

 

Göz Kuruluğu

Kuru Göz Sıklığı

Göz Kuruluğu tüm dünyada hastaların göz doktoruna başvurduğu en sık göz rahatsızlıklarından bir tanesidir. Yapılan bir çalışmada dünyanın değişik ülkelerinde göz kuruluğunun sıklığının %5 ile %50 arasında olduğu gösterilmiştir. Bu oranlar arasındaki yüksek fark kuru göz tanısı konusunda bir standart olmayışından kaynaklanmış olabilir. Ancak böyle olsa bile en düşük oran olan %5 oranı dahi oldukça yüksek bir sıklığa işaret etmektedir.

Gözyaşı Film Tabakası

Göz Kuruluğu Bulguları

Göz kuruluğu bulgularını başlıca şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Gözde yanma hissi
  • Gözde kaşıntı
  • Batma
  • Gözde ağırlık ya da yorgunluk hissi
  • Gözde hassasiyet ve ağrı
  • Kuruluk hissi
  • Kızarık gözler
  • Işıktan rahatsızlık (fotofobi)
  • Bulanık görme

Bu bulguların yanında gözde yabancı cisim hissi de ortaya çıkabilmektedir. Hastalar gözlerinde sanki metalik bir yabancı cisim varmış gibi hissedebilirler.

Göz kuruluğunun ilginç bir bulgusu da ‘gözde sulanma’ olabilir. Bu birçok hastamıza garip gelebilmektedir. Gözde kuruluk ortaya çıktığında gözyaşı bezleri bu duruma reaksiyon olarak aşırı gözyaşı üretimine neden olabilir. Ancak bu gözyaşı üretimi göz kuruluğunu ortadan kaldırmaya yetecek derecede uzun süreli olmamaktadır ve kuru göz bulgularının ortadan kalkmasına neden olmaz. Bu durum genellikle hastalığın başlangıç dönemlerinde ortaya çıkmaktadır.

Göz kuruluğu sonucunda göz yüzeyinde bir enflamasyon (iltihabi reaksiyon) ortaya çıkar ve bu da göz yüzeyine zarar verir. 

Ayrıca LASİK ve katarakt ameliyatının sonucunu da etkileyebilmektedir.

Göz Kuruluğu Neden Ortaya Çıkar?

Göz yüzeyinde yeteri miktarda gözyaşının olması sağlıklı, konforlu ve iyi gören bir göz için zaruridir. Göz yüzeyinde bulunan gözyaşı gözü nemli tutar, ve göze zarar vermesi muhtemel olan kirli partikülleri ve enfeksiyona neden olabilecek mikroorganizmaları göz yüzeyinden temizler.

Normal bir gözyaşı filminde 3 tabaka bulunmaktadır.

  1. En dış kısımda bir yağ tabakası
  2. Ortada sıvı gözyaşı tabakası
  3. En içte ya da gözün yüzeyine temas eden müsin tabakası

Bu üç tabakanın her birinin çok önemli görevleri vardır. Müsin tabakası korneanın hemen üzerinde bulunur ve gözyaşı tabakasının göz yüzeyine tutunmasını sağlar. En dıştaki yağ tabakası ise su kıvamındaki gözyaşının hızlı buharlaşmasının önündeki engeldir ve bu durum gözün nemlenmesini artıran bir durumdur. Bu üç tabakanın her bir kısmı gözdeki değişik bezlerden salgılanmaktadır. Bunların herhangi birindeki sorun göz kuruluğu nedenlerindendir.

  1. En dıştaki yağ tabakası göz kapağında bulunan meibomian bezlerinden salgılanmaktadır.
  2. Ortadaki gözyaşı tabakası üst göz kapaklarının arka dış kısmında bulunan lakrimal bezlerden salgılanmaktadır.
  3. Müsin tabakası ise gözün yüzeyini örten bir zar olan konjunktivada bulunan goblet hücrelerinden salgılanmaktadır.üç

Göz Kuruluğu Kategorileri

Yukarıda bahsettiğim gözyaşı tabakasındaki sorunlara göre göz kuruluğu farklı kategorilerde sınıflanmaktadır.

Örneğin, göz kapağında bulunan meibomian bezleri yeteri derecede yağ oluşturamaz ise orta tabakada bulunan gözyaşı fazla miktarda buharlaşır. Bu tip göz kuruluğuna Evaporatif Göz Kuruluğu adı verilir. Evaporatif buharlaşma anlamına gelmektedir.

Eğer göz yaşını salgılayan lakrimal bezlerdeki bir sorundan dolayı gözyaşı üretimi yetersiz ise bu durumda Gözyaşı Eksikliğine Bağlı Kuru Göz Sendromu adı verilir. Örneğin sarkoidoz adı verilen bağ dokusu hastalığında lakrimal bezler tutulur ve göz kuruluğu ortaya çıkar. Özellikle geçlerde ortaya çıkan göz kuruluğu durumlarında bu nedenler akla gelmektedir.

Muayene esnasında doktorunuz sizin hangi tip göz kuruluğuna sahip olduğunuzu tespit edecek ve ona göre tedavi verecektir.

 

Kuru Göz Sendromu ile İlişkili Faktörler

Bazı durumlar göz kuruluğunun şiddetinin artmasına neden olabilmektedir.

  • Bilgisayar Kullanımı: Bilgisayar karşısında ya da cep telefonu ile uzun süre ilgilenildiğine kişide göz kırpma sayısı azalır. Göz kırpma azaldığında gözyaşı buharlaşma miktarı artar ve göz kuruluğu bulgularının artmasına neden olur. Bu konuda daha fazla bilgi almak için tıklayınız.
  • Kontakt Lens Kullanımı: Kontakt lens kullanımının göz kuruluğuna neden olması konusunda kesin bir yorum yapmak zordur ancak göz kuruluğu olan kişilerin kontakt lens kullanması oldukça zordur ve kullanmamaları tavsiye edilir.
  • Yaşlanma: Göz kuruluğu her yaşta ortaya çıkabilir, ancak 50 yaşından sonra daha sık ortaya çıkmaktadır.
  • Menapoz: Menapoz sonrasında kadınlar aynı yaş grubundaki erkeklere göre daha sık göz kuruluğu yaşamaktadırlar.
  • Kapalı Ortamlar: Klimalı, vantilatörlü ve ısıtma sistemleri olan kapalı ortamlarda gözyaşı buharlaşması artacağı için göz kuruluğu şikayetleri artmaktadır. Bu nedenle özellikle araba kullanırken uzun süre klima kullanımı kişinin şikayetinin artmasına neden olabilir. 
  • Açık Ortamlar: Kuru ve rüzgarlı havalarda göz kuruluğu şiddeti artabilmektedir.
  • Sık Uçuş Yapma: Uçak kabinindeki hava ileri derecede kurudur ve özellikle sık uçuş yapan kişilerde göz kuruluğu bulgularının yaşanmasına neden olabilmektedir.
  • Sigara Kullanımı: Sigara gözde göz kuruluğuna neden olmasının yanında sarı nokta hastalığı, katarakt ve üveit adı verilen ciddi sorunlara da neden olabilmektedir.
  • Sağlık Sorunları: Diyabet (şeker hastalığı), tiroid bezi hastalıkları, lupus, romatoid artrit (iltihaplı eklem romatizması) ve Sjogren sendromu kuru göz sorunlarına neden olabilmektedir.
  • İlaç Kullanımı: Antihistaöminik İlaçlar, antidepresan ilaçlar, bazı hipertansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları kuru göz riskini artırmaktadır.
  • Göz Kapağı Sorunları: Uyurken ya da göz kırparken göz kapaklarının tam olarak kapanamaması-ki bu duruma lagoftalmus adı verilir-şiddetligöz kuruluğuna ve  kornea ülserine neden olabilir. Lagoftalmus ileri yaşa bağlı olarak ve göz kapağı ameliyatına bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.
  • Excimer Lazer: LASİK excimer lazer cerrahisi sonrasında bazen göz kuruluğu ortaya çıkabilmektedir. Bu durumlarda göz kuruluğu genellikle geçicidir ve birkaç haftada kendiliğinden iyileşmektedir. 

Kuru Göz Testleri

Göz kuruluğu tanısı göz muayenesi sırasında göz hekimi tarafından biyomikroskopik muayene ile bazı göz kuruluğu testleri ile ortaya konulmaktadır.

Tek başına hastanın bulguları göz kuruluğu tanısı ve şiddetini ortaya koymada yeterli değildir. Hastanın bulguları kişiden kişiye değişir ve ayrıca kişilik tipleri arasındaki farklar hastanın bulgularını ifade etme şeklini de etkileyebilir. 

Bazı kişiler minimal ya da hafif derecede göz kuruluğu yaşayabilirler ama şikayetleri çok fazla olabilir. Diğerleri ise şiddetli göz kuruluğu olmasına rağmen bulgularını çok önemsemeyebilirler.

Sadece dikkatli bir göz muayenesi sonucunda göz kuruluğu tanısı ve şiddeti ortaya konulabilir  ve kuru göz tipine göre uygun tedavi verilebilir.

Tedavisi ve Önlenmesi

Kuru göz sendromunun etkili tedavi yöntemleri bulunmaktadır.

Çoğu hastada yapay gözyaşlarının düzenli kullanımı ve bazı davranışsal değişiklikler (bilgisayar kullanımında ara verme) göz kuruluğu bulgularını önemli derecede azaltabilmektedir.

Akıllı Telefon Kullanımı Okul Çağı Çocuklarında Kuru Göze Neden Olur

Okul çağı çocuklarında akıllı telefon kullanımının tek maliyeti cep telefon firmalarına ödenen para değildir. Ayrıca küçük yaşlarda kuru göz oluşmasına da neden olmaktadır.

Kore’de araştırmacılar akıllı telefonu da içeren video izleme cihazlarını kullanan çocuklarda göz kuruluğu oluşmasına neden olan risk faktörlerini araştırdılar. 

Araştırmacılar 1-6. sınıfta okuyan 916 öğrenciyi kuru göz açısından muayene ettiler. Araştırmacılar ayrıca öğrencilere ve ailelerine kullandıkları cihaz tipi (televizyon, bilgisayar, akıllı telefon) ve bu cihazlarla geçirdikleri zamanı soran bir anket uyguladılar. Ayrıca çocukların ev dışında geçirdikleri zaman da ankette soruldu.

Toplamda çocukların %6.6’sında kuru göz bulguları saptandı. Kentsel bölgede yaşayan çocuklarda kuru göz sendromu sıklığını (%8’3) kırsal kesimde yaşayan çocuklara (%2.8) göre daha sık buldular. Kentsel bölgede akıllı telefon kullanan çocukların oranı %61.3, kırsal kesimde ise bu oran %51.0 olarak bulundu.

Yaş açısından değerlendirildiğinde ise daha büyük çocuklarda (4.-6. sınıf) kuru göz oranı %9.1 olarak bulunurken, 1.-3. sınıflardaki çocuklarda bu oran %4.0 olarak saptandı. Akıllı telefon kullanım oranı büyük çocuklarda %65.1 iken, küçük çocuklarda %50.9 idi. 

Ayrıca akıllı telefon kullanım süresi kuru göze sahip çocuklarda daha uzun idi. Çocuklara akıllı telefon kullanımı 4 hafta süreyle bıraktırıldı ve subjektif ve objektif olarak göz kuruluğu bulgularında iyileşme saptandı. 

Sonuç olarak araştırmacılar akıllı telefon kullanımı ile kuru göz sendromu oluşması arasında ilişkiyi ortaya koymuşlardır. En yüksek riski ise kentsel bölgedeki büyük sınıflardaki çocuklar içermektedirler.

Araştırmacılar ayrıca akıllı telefon kullanımını bırakmanın kuru göz sendromunu iyileştirdiğini ve ev dışı aktivitelerinin pediyatrik kuru göz ortaya çıkmasını önlediğini belirtmişlerdir.