Keratokonus Nedir?

Keratokonus gözümüzün kornea tabakasının hastalığıdır. Kornea gözümüzün en ön kısmında bulunan saydam tabakadır ve göze gelen ışınların kırılmaya uğradığı ilk ortamdır. Bu nedenle sağlıklı bir kornea görmemiz açısından hayati öneme haizdir.

Korneanın normalde sferik yani dairesel bir eğriliği bulunmaktadır. Bu eğrilik çapı kişiden kişiye değişmektedir ve kişiler arasında normal bir sınırı bulunmaktadır. Kornea dokusunun herhangi bir nedenle zayıflaması sonucunda kornea öne doğru bombeleşmeye başlıyorsa bu durumda keratokonus hastalığından bahsedilir. 

Keratokonus korneanın ilerleyici bir hastalığıdır. Bu hastalık sonucunda korneanın doğal yapısı bozulur ve kornea öne doğru bombeleşerek kırıcılığı artar. Korneanın bombeleşmesi düzensiz olduğu için kişide yüksek derecelerde miyopi ve astigmat ortaya çıkar. Bu da görmenin ilerleyici şekilde azalmasına neden olur. Normal ve keratokonuslu bir kornea aşağıdaki şekilde görülmektedir.

Normal Kornea ve Keratokonus
Normal Kornea ve Keratokonus'lu Korneadaki Dikleşme Görülmektedir.

Keratokonus Hastalığı Neden Ortaya Çıkar?

Yapılan son araştırmalar kornea dokusu içinde bulunan enzimlerde mevcut olan dengenin bozulması sonucunda keratokonüs rahatsızlığının ortaya çıktığını göstermişlerdir. Enzimlerdeki dengesizlik sonucunda kornea serbest oksijen radikalleri gibi oksidatif hasara duyarlı hale gelir ve bu da kornea dokusunun zayıflamasına neden olur. Zayıflayan kornea dokusu öne doğru bombeleşmeye başlar.

Korneada oksidatif hasar ve doku zayıflamasının risk faktörleri arasında genetik bir meyil de vardır ki bu durum aynı aile içinde çoğu defa birden fazla kişinin bu hastalıktan etkilenmesinin nedenidir.

Keratokonus hastalığı ultraviyole ışınlarına maruziyet, fazlaca göz ovalama alışkanlığı, göze uygun olmayan kontakt lens kullanımı ve kronik göz irritasyonu ile ilişkili bulunmuştur. 

 

Keratokonus İlerler mi?

Keratokonüs hastalığı genellikle 10’lu yaşların başlarında ortaya çıkar. 10-20 yaş arasında genellikle hızlı ilerler. 25’li yaşlardan sonra ilerlemesi yavaşlar ve 30’lu yaşlardan sonra genellikle ilerlemesi durur. Ancak bu durum kural değildir. Bu nedenle keratokonüs hastalarının yakından takip edilmesi çok önemlidir.

Keratokonus Bulguları ve Hasta Şikayetleri Nelerdir?

Korneanın şekli düzensizleştikçe ilerleyen derece miyop astigmatizma ortaya çıkmaktadır. Bu da bulanık görme yanında ayrıca ışığa hassasiyete neden olmaktadır. Keratokonus hastaları göz doktoruna muayene oluşlarında her defasında göz numaralarında artan şekilde miyopi ve astigmatizma olduğunun farkına varırlar. 

Keratokonus
Keratokonus hastalarında kornea öne doğru bombeleşmektedir.

Keratokonus Şüphesi

Keratokonus tanısı için hastanın şikayeti, göz muayene bulguları ve kornea topografi bulguları birlikte değerlendirilir. Çoğu defa keratokonus tanısı koymak kolaydır. Ancak bazen gözden kaçabilir. Hastanın göz numarası sürekli artıyorsa ve görme seviyesi muayenede yüzde 100 seviyesine çıkmıyorsa şüphelenilmelidir

Ancak bazen hastanın bulguları ve kornea topografi sonucu anormallikler içerir ve fakat keratokonus tanısı koymak için yeterli olmayabilir. Bu durumlarda ‘keratokonus şüphesi’ tanısı konulup hasta sık aralıklarla mueayene edilir ve kornea topografisi değerlendirilir. Keratokonus lehine bir bozulma saptanıyorsa bu durumda erken tedavi önemlidir.

Keratokonus Tedavisi

Keratokonus için mevcut tedavi yöntemleri şunlardır.

  • Cross-linking

  • Kişiye Özel Yumuşak Kontakt Lensler

  • Gaz-geçirgen kontakt lensler

  • ‘Piggybacking’ kontakt lensler

  • Hibrid kontakt lensler

  • Skleral ve yarı-skleral lensler

  • Prostetik kontakt lensler

  • Intacs (halka)

  • Topografi eşliğinde keratoplasty

  • Kornea nakli

Korneal Halkalar Özellikle Astigmatizması olan Hastalarda Etkili Bir Tedavi Yöntemidir.

Keratokonus ve Cross-Linking (çapraz bağlama)

Keratokonüs hastalığının başlangıç dönemlerinde hastada ortaya çıkan miyopi ve astigmatizma gözlüklerle ve kontakt lenslerle düzeltilebilir. Ancak bu tedavi hastanın görmesini düzeltmeye yönelik bir tedavi olup hastalığın ilerlemesi üzerinde bir etkiye sahip değildir.

Keratokonüs hastalığı 10-20 yaşlar arasında genellikle hızlı ilerlemektedir. Bu dönemde çapraz bağlama ya da ingilizce cross-linking adı verilen tedavinin uygulanması çok önemlidir. Cross-linking tedavisinde hastanın korneasına B2 vitamini damlatılarak ultraviole A ışığına maruz bırakılır. Bu prosedür sonucunda korneadaki kollajen molekülleri arasında çapraz köprüler kurularak kornea dokusunun iç sağlamlığı artırılır. Cross linking tedavisi ile keratokonüs hastalığının ilerlemesi yüzde 90’nın üzerindeki başarı oranlarında durdurulur. Cross linking tedavisinden sonra hastanın takipleri sürdürülmeye devam edilmelidir.

Korneal cross-linking ilk defa 2003 yılında Dr. Brian Boxer Wachler tarafından denenmiş ve kayak sporu yapan Steve Holcomb üzerinde mükemmel sonuçlar alınmış ve 2010 Kış Olimpiyatlarında takımının altın madalya almasında etkili olmuştur.

Kişiye Özel Yumuşak Kontakt Lensler

Son dönemlerde kontakt lens üreticileri hafif-orta derecedeki keratokonus hastalarında kullanılmak üzere kişiye özel kontakt lenslerin tanıtımını yapmışlardır. Bu lensler keratokonik gözün ayrıntılı ölçümleri esasına dayalı olarak üretilen lenslerdir ve gaz-geçirgen ya da hibrid kontakt lenslerden daha konforlu bir kullanıma sahip olabilmektedirler.

Keratokonus ve Kontakt Lens Kullanımı

Kişiye özel yumuşak kontakt lensler KeraSoft (Bausch + Lomb) ve NovaKone (Bausch + Lomb) markaları adı altında üretilmektedir. Bu kontakt lenslerin çapı stabilite açısından daha büyüktür.

  • Kera-soft lensleri (Bausch + Lomb): Yüksek su içeren silikon hidrojel lensler 20 derece miyopi ve hipermetropi ile 12 dereceye kadar astigmatizmayı düzeltebilmektedir. 
  • NovaKone lensleri (Bausch + Lomb): Orta miktarsa su içeren bu lensler 30 dereceye kadar miyopi ve hipermetropi ile 10 dereceye kadar astigmatizmayı tedavi edebilmektedir.

Kişiye özel üretilen bu lenslerin fiyatı yumuşak kontakt lenslere göre daha belirgin derecede daha pahalıdır ancak sosyal güvenlik kurumları bazen bu tedavinin bir kısmını ödeyebilmektedir.

Gaz Geçirgen Kontakt Lensler

Keratokonus hastalarında gözlükler ve yumuşak kontakt lensler yeteri derecede görme keskinliği sağlayamadıklarından gaz geçirgen kontakt lensler genellikle tercih sebebidir. Gaz geçirgen kontakt lensler kornea üzerine kubbe gibi yerleşirler ve düzensiz kornea yapısı üzerinde görme seviyesini artıran düzenli bir refraktif yüzey (ışık kırıcı ortam) oluştururlar.

Keratokonus hastalarında kontakt lens uyumu ve muayenesi daha uzun bir zaman gerektirir ve daha yorucudur. Göz doktorunuz uygun bir lense karar verebilmek için daha sık aralıklarla muayeneye çağırabilir ve reçetede düzeltmeler yapabilir. 

Sırt-sırta Kontakt Lens (piggybacking)

Koni şekilli bir kornea üzerine gaz geçirgen kontakt lens kullanımı bazen hasta için konforsuz olabilir. Bu nedenle bazen aynı göz üzerinde iki farkli tipte kontakt lens üst üste kullanılabilir.  

Keratokonus durumunda önce göz yüzeyine silikon hidrojel bir yumuşak kontakt lens yerleştirilir, onun üzerine ise gaz geçirgen bir lens yerleştirilir.Bu yaklaşım hasta uyumunu artırır, çünkü yumuşak lens, sert gaz-geçirgen lensle kornea arasında bir yastık görevini görür.

Bu şekilde bir lens kullanımına karar verildiğinde sık göz muayeneleri ile göz yüzeyine yeteri kadar oksijenin ulaşıp ulaşmadığı değerlendirilmelidir. Bununla birlikte çoğu modern kontakt lensler güvenli bir piggyback kontakt lens kullanımına izin verecek derecede yüksek oksijen geçirgenliğine sahiptir.

Hibrid Kontakt Lensler

UltraHealth ve ClearKone hibrid kontakt lensleri yüksek bir oksijen geçirgenliğine sahip sert orta bölüm ile yumuşak bir dış kısımdan oluşmaktadır. Bu lensler özel olarak keratokonus hastaları için üretilmiştir. Merkezdeki  gaz-geçirgen sert kısım koni şekilli kornea üzerinde kubbe gibi oturmaktadır.

Hibrid kontakt lensler gaz geçirgen kontakt lenslerin optik düzeltme avantajı ile yumuşak kontakt lenslerin hasta uyumu açısından avantajını birleştiren lenslerdir. Bu lenslerin hastanın göz parametrelerine uyacak şekilde geniş bir üretim imkanı bulunmaktadır.

Skleral ve Yarı-Skleral Lensler

Bu lensler büyük çaplı gaz geçirgen lenslerdir. Lenslerin dış kısımları gözün beyaz kısmı olan sklera üzerine oturmaktadır.

Skleral lensler skleranın geniş bir kısmına yerleşirken, yarı-skleral lensler daha küçük bir sklera üzerine otururlar.

Skleral ve yarı-skleral lenslerin merkezi kısmı düzensiz şekilli kornea üzerinde kubbe şeklinde oturduğundan korneaya baskı uygulamazlar ve daha konforludurlar.

Bu lensler her göz kırpmada hareket eden konvansiyonel gaz geçirgen sert kontakt lenslere göre daha stabildirler.

Protez Lensler

İleri derecede keratokonus hastaları ileri protez skleral lens dizaynına ihtiyaç duyabilirler.

Bunlardan bir tanesi EyePrintPRO işlemi ile üretilen EyePrint Protez lensleridir. Bu sistem her bir gözdeki kornea düzensizliğine göre üretilmiş olan patentli ‘Elevasyon Spesifik Teknoloji’yi kullanır.

Bu işlem EyePrint baksısı ile başlar. Bu aşamada tüm göz yüzeyinin ayrıntılı bir eğim haritası çıkarılır. Bu sonuçlar 3-boyutlu analiz için EyePrint laboratuvarına gönderilir.

Analiz edilmiş data daha sonra sayısal olarak kontrol edilebilen cihaza gönderilir ve hastanın kornea ve sklera yapısında uyacak şekilde özel bir lens üretilir. Lensin arka yüzeyinin hatasız yapısından ve kaliteli materyalden dolayı kornea yüzeyinde kişiselleştirilmiş yüksek kaliteli bir optik ortam sağlanmış olur.

Bu lensi üretmiş olan Dr Christine Sindt ‘EyePrint tamamıyla parmak izi gibidir-tamamen kişiye özeldir’ demek suretiyle bu sistemi tanıtmaktadır.

Intacs

Intacs kornea yüzeyini yeniden şekillendirmek amacıyla korneanın dış kısımları içine yerleştirilen FDA onayı almış, kavisli saydam materyalden yapılmış tıbbi malzemedir.

Intacs keratokonus hastaları gözlük ve kontakt lenslerle yeteri derecede görme seviyesine sahip olmadıklarında ihtiyaç haline gelebilmektedir.

Birçok çalışmada Intacs ile hastanın görme seviyesinin standart bir göz muayene eşelinde iki sıra arttığı gösterilmiştir. Bu implantlar aynı zamanda  tekrar çıkarılabilme ve değiştirilebilme avantajlarına da sahiptir. Cerrahi prosedür yaklaşık 15 dakika almaktadır.

Keratokonus ilerleyici nitelikte ise Intacs kornea nakli yapılmasını erteleyebilir ancak önleyemez.

Topografi Temelli Konduktif Keratoplasti ve Keratokonus

Konduktif keratoplasti işleminin korneadaki düzensizlikleri düzelttiğine dair küçük çalışmalar mevcuttur ve fakat bu bilginin daha büyük çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir.

Bu yöntemde korneanın ön yüzeyini yeniden şekillendirmek için kornea dış kısımlarına küçük bir prob ile radyofrekans enerjisi verilir. Kişinin kornea topografisi kişiselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturmak amacıyla kullanılmaktadır.

Kornea Nakli

Keratokonus hastalarının bazıları sert kontakt lensleri tolere edemezler ya da kontakt lenslerin ve diğer tedavilerin artık yeterli gelmeyeceği bir noktaya hızla gelirler. 

Keratokonus tedavisinde kullanılabilecek son tedavi modalitesi kornea nakli ya da penetran keratoplasti adı verilen cerrahi işlemdir. Kornea nakli sorunsuz bir cerrahi olmayıp ameliyat süreci sonrasında iyi bir görme seviyesi için gözlük ya da kontakt lens kullanımı gerekecektir.

Kornea Nakli Yapılmış Göz
Kornea Nakli Ameliyatı Keratokonüs Hastalığının Son Evrelerinde Yapılan Bir Tedavi Yöntemidir.
Bilgi Paylaştıkça Çoğalır