fbpx

Gözün Yapısı

Bu yazıya şu soru ile başlamanın en doğrusu olduğunu düşünüyorum. Göz Nedir? Hiç kendinize bu soruyu sordunuz mu? Elbette sormadık, çünkü bu ve benzeri çok kolay bilinen şeylerden bir soru bile çıkmayacağını düşünüyor olabiliriz. Çoğumuz bu soruya şu karşılığı veriyoruz galiba. ‘Göz görme organımızdır.’ Bu tek cümleye mutlaka ‘doğru’ ya da ‘yanlış’ dememiz gerekiyorsa, ben bu cevaba ‘yanlış’ diyorum. Çünkü görmemizi nihai anlamda sağlayan organımız beyindir ve göz adeta görmemize yardımcı ana organımızdır. 

Gözün Görevi Nedir? Biliyor musunuz?

Göz ‘kendisine gelen ışık enerjisini elektro-kimyasal enerjiye çeviren bir aygıttır’ ifadesi gözün yaptığı işi doğru tanımlayan bir ifadedir. Bunun için gözün önce yapısına sonra ise nasıl çalıştığına göz atalım.

Gözün Yapısı

Gözün Dış Duvarı

Gözün dış duvarı dışarıdan iç kısma doğru 3 katmandan oluşmaktadır.

  1. Kornea ve Sklera
  2. Damarsal Tabaka
  3. Retina

Kornea ve Sklera (Sert tabaka)

Kornea ve sklera gözün içi ile dışı arasında bir bariyer görevi görmektedir. Bunun dışında korneanın çok önemli bir görevi daha vardır. O da göze gelen ışınları kıran ilk tabaka olmasıdır. Korneayı kırma gücü ortalama 43-44 derecelik bir gözlük olarak düşünebiliriz.

Kornea ve Sklera
Gözümüzün ön kısmındaki saydam tabaka korneadır. Beyaz görünen kısım ise skleradır.

Damarsal Ağ Tabaka (Koroid)

Damarsal ağ tabaka hemen skleranın iç kısmında bulunur. Adından da anlaşılacağı gibi hemen tamamen damarlardan oluşmuş bir tabakadır.Damarsal ağ tabaka hemen içi kısımda bulunan retinanın kanlanması ve beslenmesinden sorumludur. Bu tabaka insan vücudunda birim alan başına en fazla kanlanması olan tabakadır. Bu kadar fazla kanlanma iç tabakadaki retinanın gün boyu süren faaliyetleri için gerekmektedir. 

Koroid (damarsal tabaka)

Retina

Retina göz duvarının en iç kısmında bulunan ve ışığa duyarlı sinir hücrelerinin bulunduğu tabakadır. Önce korneadan daha sonra ise lensten kırılarak retina üzerine odaklanan ışık retinadaki sinir hücreleri tarafından elektro-kimyasal enerjiye dönüştürülür ve optik sinir (görme siniri) aracılığıyla beyne iletilir. Retina yırtıkları hakkında bilgi almak için tıklayınız.

Vitreus Boşluğu ve Vitreus

Gözün iç kısmında lensin arkasında ve retinanın ön kısmında gözün iç hacminin yaklaşık %90’ını oluşturan bir boşluk bulunmaktadır. Bu boşluğa içinde buluna jele benzer bir yapısı olan ‘vitreus jeli’ nedeniyle vitreus kavitesi adı verilmektedir. Vitreus jeli saydam yapıdadır ve doğumda pürüzsüz ve homojen bir yapısı vardır. Vitreus jelinin %98’i su, %2’si ise kollajen ve hiyalüronik asitten oluşmaktadır. Yaş arttıkça nasıl ki vücudumuzda yaşlanma belirtileri ortaya çıkıyor, aynen o şekilde vitreusta da yaşlanmaya ait değişiklikler ortaya çıkar ve vitreusun homojen yapısı bozulur. Bu bozulma esnasında vitreusta daha önce homojen dağılmış bulunan kollajen ve hiyalüronik asit molekülleri birleşerek opasiteler oluşturur. Bu opasiteleri gözümüzün önünde sinek uçuşmaları tarzında gözlemleriz.

Sarı Nokta

Retinamızda görmemiz açısından çok öenmli olan ve ‘sarı nokta’ adı verilen bir bölge bulunmaktadır. Sarı Nokta’da lutein adı verilen sarı renkli pigment fazla miktarda bulunduğundan ve göz hekiminin muayenesinde sarımsı renkte göründüğünden bu isim verilmiştir. Sarı noktayı etkileyen hastalıklarda (sarı nokta hastalığı, diyabete bağlı sarı nokta ödemleri vs) kişinin görme derecesi ağır olarak etkilenmektedir. Aydınlıkta görmemizi sağlayan ışığa duyarlı hücrelerin yaklaşık % 90’ı sarı noktada bulunmaktadır. Şeker hastalığına bağlı sarı noktada ortaya çıkabilen ödemlerle ilgili daha fazla bilgi almak için tıklayınız.

Retina ve retinada görmemiz için çok önemli rolü olan sarı nokta görülmektedir.

Görme Siniri

Görme Siniri retinadaki ışık enerjisini elektro-kimyasal enerjiye çeviren yaklaşık 1.200.000 adet sinir lifinin birleşmesi sonrasında ortaya çıkmaktadır. Görme siniri (optik sinir) retinada ortaya çıkan elektro-kimyasal uyarıyı beyimizin arka kısımlarında bulunan görmeden sorumlu alana iletmektedir. Beynin arka kısmında olan görme merkezi optik sinir lifleri ile kendisine gelen elektro-kimyasal iletiyi gördüğümüz görüntüye çevirmektedir.

Görme Yolları

Lens

Lens korneadan kırıldıktan sonra kendisine gelen ışığı bir kez daha kırarak retina üzerine odaklamaktadır. Retina üzerine düşen ışık ise yukarıda anlattığım şekilde beyne görüntüye çevrilmek üzere görme siniri yoluyla iletilmektedir. Yukarıda korneanın kırma gücünün yaklaşık 43-44 derecelik bir gözlük gibi olduğundan bahsetmiştim. Lensin istirahat halinde kırma gücü yaklaşık 20 derece kadardır. Ancak lensin kırma gücü uzağa ve yakına bakışta değişmektedir. Bu duruma gözün uyum mekanizması adı verilmektedir. Lensin uyum mekanizmasındaki hız ve doğruluğa günümüzde hiçbir fotoğraf makinesi ulaşamamaktadır. Gözün uyum mekanizması konusunda ayrıntılı bilgiyi ‘Göz: Mükemmel Bir Mercek Sistemi’ isimli yazımda bulabilirsiniz.

Gözün Uyum Mekanizması ve hipermetropi
Gözün Uyum Mekanizması Lensin Kırma Gücünde Uzağa ve Yakına Bakıştak Değişikliklerden Kaynaklanmaktadır.

İris

İris gözün ön kısmında göze giren ışık miktarını ayarlamadan sorumlu olan renkli tabakadır. Gözümüze rengini veren tabakadır. Göz rengi koyu olan (siyah, kahverengi vs) kişilerde iriste melanin adı verilen renk pigmenti fazladır. Açık renkli gözleri olan kişilerde ise melanin pigmenti miktarı daha az bulunmaktadır. Karanlığa girdiğimizde ortamdaki ışık miktarı düştüğü için iris açılarak göz bebeği çapı artar ve göze giren ışık miktarı artar. Aydınlıkta ise ortamda fazla miktarda ışık olduğundan iris daralarak göz bebeği çapını azaltır ve göze giren ışık miktarı azalır. Bu da gözlerimizin aydınlıkta kamaşmasını engeller ve ışığın retinada daha çok sarı nokta üzerinde düşmesini sağlayarak net ve keskin görüş sağlar.

İris ve Diyafram
Solda İris ve Sağda Kamera Diyaframı görülmektedir.
Bilgi Paylaştıkça Çoğalır
Call Now Button
Doç. Dr. Fatih Çakır Gündoğan
Bültenime Abone Olun