fbpx

Göz: Mükemmel Bir Mercek Sistemi

Gözümüz gelen ışığı kırarak retina üzerine odaklayan bir mercek sistemine sahiptir. Retina üzerine düşen ışık duyarlı sinir hücreleri tarafından biyo-elektriksel enerjiye dönüştürülerek beynimizin arka kısmında bulunan görme merkezine iletilir ve görme işlevi beyinde gerçekleşir. Bu durumda göze bir mercek sistemi ve ışık enerjisini elektriksel enerjiye çeviren bir aygıt olarak bakabiliriz. Gözümüzde temel olarak iki ışık kırıcı ortam bulunmaktadır. Birincisi kornea, ikincisi ise lens’tir. Kornea ve lens aşağıdaki şemada görülmektedir.

Göz Mercek Sistemi
Bir Mercek Sistemi olarak Göz

Göze gelen ışınlar önce en ön tabakadaki korneada, göz içerisine girdikten sonra ise lens tarafından kırılmaya uğrar ve retina üzerine odaklanır. Korneanın kırma gücü ortalama 43 derece, lensin de kırma gücü yaşla birlikte azalmakta ve çocuklarda yaklaşık 20 derece kadardır. Yani kornea ve lensin kırma gücü toplamda 63 derece kadardır. 

Emetrop Göz

Eğer göze giren ışınlar hem yatay eksende hem de dikey eksende tam retina üzerine odaklanıyorsa bu duruma ’emetropi’ ya da halk arasında ‘göz numarasının sıfır olması’ olarak ifade edilir. Eğer ışınlar retina üzerine odaklanmıyorsa bu durumda miyopi, hipermetropi ya da astigmatizma ortaya çıkar. 

Göz Statik bir Mercek Sistemi Değildir: Uyum Mekanizması

Gözümüz durağan (statik) bir mercek sistemi değildir. Fotoğraf makinaları da böyledir. Bir fotoğraf makinasını uzakta bir konuya odakladıktan sonra yakına odaklamak istediğimizde bir fokuslama işlevi devreye girer ve yakına odaklama yapar. İşte gözümüzde bu işlevi yapan tabaka ‘silyer cisim‘ adı verilen kısımdır. Silyer cisim adı verilen bölgede bulunan kaslar kasıldığı zaman lensi yerinde tutan iplikçikler gevşer ve lensin ön arka çapı artar. Bu da lensin kırıcılığını artırır ve yakındaki nesneler net olarak görülür. Buna gözün uyum mekanizması adı verilir. Yani uyum mekanizması ile birlikte biz hem yakını hem de uzağı net olarak görebiliriz.

Gözün Uyum Mekanizması ve hipermetropi
Gözün Uyum Mekanizması

Gözün Uyum Mekanizması Bozulur mu?

Korneanın kırıcılığı yaşla birlikte hemen hemen hiç değişmez. Ancak lense bağlı kırıcılık yaşla birlikte azalır. Lensin uyum gücü bebeklerde 20 derece seviyesindedir. Yani bir bebekte uyum mekanizması çalıştığında lensin kırma gücü 20 dereceye kadar çıkmaktadır. Ancak yaşla birlikte lensimizin elestikiyeti azaldığı için uyum mekanizmasının gücü de azalır. 40 yaşlarında 4-5 dereceye kadar  düşer ve 55-60 yaşlarında ise hemen hemen hiç uyum mekanizması gücü kalmaz. Bu nedenle 43-44 yaşlarından sonra insanlar yakını görmekte zorlanmaya başlarlar ve yaş arttıkça yakını görme sorunu yakın gözlük kullanmaya ihtiyaç duyacak kadar belirginleşir. Bu duruma tıbbi anlamda ‘presbiyopi’ adı verilir. Yaş arttıkça gözün uyum gücündeki sorun da artar ve yakın gözlük numarası da buna paralel olarak artmaktadır.  

Presbiyopi dışında gözün uyum mekanizmasını etkileyen başka durumlar da vardır. Bunun en sık nedenlerinden bir tanesi katarakt ameliyatıdır. Katarakt ameliyatında şeffaflığını kaybetmiş olan lens gözden alınıp yerine yapay göz içi mercekler takılmaktadır. Katarakt ameliyatı çocukluk çağında da yapılsa bu durum kaçınılmazdır. Katarakt ameliyatı sonrasında bozulan uyum mekanizmasına bir çare olarak günümüzde akıllı mercekler adı verilen çok odaklı mercekler ya da multifokal mercekler üretilmiştir. Bu mercekler sadece katarakt ameliyatı olan kişilerde değil, göz numarası yüksek olan kişilerde de hem yakını hem de uzağı göstermesi açısında başarıyla uygulanmaktadır. Akıllı merceklerle ilgili daha fazla bilgi için tıklayınız.

Özellikle sinir sistemini etkileyen ilaçlar, bazı nörolojik hastalıklar, yorgunluk ve antidepresan ilaçların bazıları uyum mekanizması üzerinde olumsuz etkiye sahiptir.

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır
Call Now Button
Doç. Dr. Fatih Çakır Gündoğan
Bültenime Abone Olun

Open chat