fbpx

Episklerit göz yüzeyinde bulunan ve episklera adı verilen dokunun iltihaplanması olup kendi kendini sınırlayan bir özelliğe sahiptir. Episklera, gözün en yüzey tabakası olan kononktiva ile derinde beyaz renkli görünen sert sklera tabakası arasında bulunan ince bir tabakadır. Episklerit oldukça sık görülür ve ağrısız göz kızarıklığı ile kendini gösterir.

Episkleritin iki tipi bulunmaktadır. Nodüler episklerit ve basit episklerit. Nodüler episkleritte yüzeyden bakarık, kızarık bir bölge vardır. Basit episkleritte ise kabarıklık yoktur ve damarlarda genişleme tarzında bir kızarıklık mevcuttur.

Hastaların yaklaşık üçte ikisinde episklerit sektöreldir, yani gözde sadece belirli bir bölgede ortaya çıkar. Kalan 1/3’lük kısmında ise gözde yaygın kızarıklık görülmektedir.

Episkleriti olan kişilerin çoğunda altta yatan bir neden saptanamaz ve fakat hastaların 1/3’lük kısmında değişikm sistemik hastalıklarla birliktedir. Episklerit geçiren kişiler genellikle tekrarlayan şekilde geçirmektedirler. Tedavide genellikle hastanın konforsuzluk durumu ortadan kaldırılmaya çalışılır ve yapay gözyaşları bu amaçla sık kullanılır. Daha şiddetli durumlarda ise iltihap dağıtıcı ilaçlar da kullanılabilmektedir.

episklerit

Episklerit Belirtileri ve Bulguları

Episkleritin en tipik belirtisi ağrısız kızarıklık olmasıdır. Bazen hafif ağrı da olabilir, ancak bu durum oldukça atipiktir. Ağrı olduğunda gözde dokunmakla hassasiyet te olabilmektedir.

Episkleritin iki tipi bulunmaktadır. Yaygın tipte kızarıklık episkleranın tamamında ortaya çıkar, nodüler tipte ise episklerit sınırları düzenli, sınırlanmış ve yüzeyden kabarıktır.  Yaygın olan tipte ağrı genellikle daha az sıklıkta görülmektedir. 

Episkleritte gözde akıntı olmaz ve görme etkilenmez. Fotofobi yani ışıktan rahatsızlık hissi ortaya çıkabilir. Hastaların yaklaşık %80’inde episklerit sadece bir gözü etkiler. Daha ciddi bir durum olan skleritte ise her iki göz tutulumu daha sıktır. 

Episklerit Neden Ortaya Çıkar?

Episklerit vücudun bağışıklık sistemi elemanlarının episkleral dokuya karşı saldırması sonucu ortaya çıkmaktadır. Çoğu kez neden bulunamaz. Ancak hastaların 1/3’lük bir kısmında altta yatan bir neden bulunabilir. Sistemik damar iltihaplanması yapan hastalıklar (poliarteritis nodoza, Behçet hastalığı gibi), bağ dokusu hastalıkları (romatoid artrit, relapsing polikondritis, sistemik lupus eritematosis), Sedef Hastalığı, Ankilozan Spondilit, Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı gibi hastalıklar episklerit ile birliktelik gösterebilmektedir. Episklerit zaman zaman Lyme Hastalığı, Tüberküloz (Verem), Sifiliz (Bel Soğukluğu) ve Herpes Zoster gibi nfeksiyon hastalıkları ile birlikte de görülebilmektedir.

Tanı

Episklerit tanısı hikaye ve fizik rutin bir göz muayenesi ile konulmaktadır. Hikaye kısmında episkleritin altında yatan nedenler sorgulanmalıdır. Bu amaçla eklem iltihabı, geçirilmiş viral enfeksiyon, cinsel yolla bulaşan hastalıklar araştırılmalıdır. 

Nadir durumlarda epsklerit tedaviye yanıt vermezse biyopsi yapılabilir. Biyopsi altta yatan bir başka hastalığın tanısında da önemli rol oynayabilir.

Tedavi

Sıklıkla tedaviye ihtiyaç yoktur., çünkü episklerit genellikle kendi kendini sınırlayan bir durumdur. Yapay gözyaşları batma ve rahatsızlık hissinin ortadan kaldırılması amacıyla kullanılabilmektedir. Şiddetli durumlarda kortizol ve iltihap dağıtıcı göz damlaları kullanılabilmektedir.

Episkleritin Seyri

Episklerit iyi huylu, kendi kendini sınırlayan ve tedavisiz iyileşebilen bir durumdur. Çoğu hastada 7-10 gün içinde tam iyileşme görülür. Nodüler tip daha agresiftir ve iyileşmesi daha uzun sürer. Çok çok nadir olmak üzere bazı hastalarda daha ciddi bir tablo olan sklerite doğru ilerleme görülebilir. Sigara kullanımı episkleritte tedaviye cevabı geciktiren bir durumdur. 

Sıklık

Episklerit sık görülen bir durum değildir. Gerçek sıklığı bilinmemektedir. Sıklıkla genç ve orta yaşlı kadınları etkilemektedir.  Yaygın tip (% 70), nodüler tipe (% 30) göre daha sık görülmektedir.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll to Top